Ayrılık Neden Çok Acı Veriyor?

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Ayrılık Neden Çok Acı Veriyor?

Hayatımıza giren ya da girdiğini düşündüğümüz kişiler-çünkü bazen öyle sanabiliriz- günün birinde bir nedenle bizden ayrı düştüklerinde, diğer kayıplarımız gibi canımızı acıtır. Bu acı fiziksel bir acının ötesinde ruhumuzda yaşanan derin ve sürekli kanayan bir yara gibidir, kabuk bağlaması, sızının sonlanması bazen hiç bitmeyecekmiş gibi olur, gerçekten bitmeyebilir de.

Gündelik yaşamımızda zaman zaman duygularımıza karşılık verilmediğinde, dikkate alınmadığımızda, reddedildiğimizde, haksızlıklara uğradığımızda, hayal kırıklıkları yaşadığımızda da acı çekeriz, ancak bu tür acılarda kendimizi teselli edecek ya da hiç değilse yaşadığımız acıyı başkalarına görünür kılmadan hissedebilirken, aşk ayrılığı acısında acımızı görünmez yapacak gücü kendimizde bulamayız. Çünkü yaşanılan acıyı katlanılabilir bir düzeye getirmemiz çok zordur. Duygularımız kendisini bir yönüyle görünür kılar. Acımız -ne ile ilgili olduğu anlaşılmasa bile- başkaları tarafından da anlaşılır. Peki ama neden? Neden ilişki ayrılığı çok acı vericidir? Neden diğer kayıplarımızın acısını bir süreliğine de olsa saklayabilirken, sevdiğimizden ayrıldığımızda bu acıyı saklayamayız?

Nedenler sayılamayacak kadar çok değil aslında. Bunlardan biri, günlük hayatımızda yaşadığımız kayıpların yerinin daha kolaylıkla dolabilmesi ya da bu kayıpların sıklıkla kendini teselli edecek biçimde değişmesi veya kendimizi iyi hissetmemizi sağlayacak başka meşguliyetlere  yönelebilmemizin kolay olmasıdır. Ayrıca gündelik kayıplar, hayatımızın bir parçasıdır ve bize çok yabancı değildir; gün içinde kaybederiz, ancak başka bir şey buluruz, bazen kaybettiğimizi bile bulabiliriz. Örneğin reddedildiğimizde, reddedildiğimiz kişinin  başka bir olumlu davranışı ile rahatlarız ya da bize destek olan kişilerin sözleriyle avunuruz, kısaca ikame edeceğimiz durumlar sıklıkla karşımıza çıkar. Çıkmasa bile bu tür hayal kırıklıkları, çok sayıda olan benzerleri nedeniyle bize kısa süreliğine acı verir. Zihnimiz bize bizi seven diğerlerinin varlığını hatırlatır, yani sevgisiz kalmadığımızı biliriz. Zihnin bu otomatik koruma mekanizması bizi ayakta tutar ve adeta kalbimizin kulağına ‘seni seven başkaları var’ diye fısıldar. Ama aşık olduğumuz kişiyi kaybettiğimizde bizi seven başkalarının var olduğunu duymak bize yetmez, zira sevgisini kaybettiğimiz kişi artık bizde karşılığı olmayan sevgimizin kaybıdır. Sevgili kaybolduğunda huzuru bulmanın, rahatlamanın kolay bir yolu yoktur. Üstelik işin en acı tarafı, çoğunlukla da sevgilimiz elimizi bırakıncaya kadar bu yokluğun bu kadar acı vereceğini asla bilmeyiz, bilmediğimiz için de ilişki sırasında onu kaybedecek çok şey yaparız ya da kaybetmemek için hiçbir şey yapmayız. Çünkü aşk kaybının sonrasında yaşayacağımız acıya, kedere ilişkin önceden hiçbir fikrimiz yoktur. Bu acıyı tahmin edemeyiz. İnsan yaşamadığı bir şeyi önceden nasıl tahmin edebilir ki?

Daha önce yine bir ilişki kaybı yaşayıp acı çekmiş olmanız bile size bunu hatırlatmaz, hatırlayamazsınız. Zihninizde o günlerden kalan tek şey, o zaman çok acı çektiğinizin bilgisidir, acının kendisi değildir. Yaşanan bir duygu yaşandığı haliyle hatırlanamaz çünkü.

Ve ayrılık yaşandığında…hemen sonrasında karmakarışıklık başlar, sonra yalnızlıkla baş başa kalırsınız… Bu kadarla kalınsa yine iyi. Yalnızlıkla baş etmenin yolları çeşitlidir çünkü. Ama bu yalnızlık size ondan kurtulma isteğini vermeyeceği gibi yalnızlığınıza kaçmayı tercih edersiniz ve bu derin yalnızlık duygusu aşk acısının derinliğiyle birleştiğinde çıkış yolları kapanır, acınız giderek artar, dayanılmaz olur. Çünkü ayrılıklar büyük hayal kırıklıklarına neden olur, çünkü sadece bir kişinin kaybına değil, aynı zamanda gerçekleşmemiş dileklere, birlikte bir yaşam hayaline de  veda edilir. Çünkü bu bağ, aslında geleceğe dair birçok başka umutla kurulmuştur. Sonuç olarak bir birlikteliğin sonu büyük bir şok olabilir. Kimin neden, nasıl, niye ayrıldığına, ilişkinin mutlu ya da mutsuz olup olmadığına bakılmaksızın, ayrılıklar acı veren ve yas tutmayı da içeren ciddi kayıplardır.  Bu kayıpla birlikte yaşanan kafa karışıklığı, korku, öfke, hatta suçluluk gibi çok çeşitli duygular, hayatı rayından çıkarabilir ve özellikle de duygusal olarak kişiyi alt üst edebilir.

Kırık Kalbi iyileştirmek zor olsa da çaresi vardır. Bunun için öncelikle aşkın, sevginin, bağımlı oluşun ne olduğunu, neden olduğunu anlamamız gerekir. Neden birlikte olduğumuz, sevdiğimizi düşündüğümüz kişiye bu kadar fazla enerji yüklüyor ve ona bağlanıyoruz? Kuşkusuz bu soruların cevaplarını tek başına bulmak ve sonrasında her biri ile ilgili çalışmak uzman desteği gerektirecektir. Bazen yalnız paylaşmak bile işe yarayabilir. Aşk acısı çekiyorsanız benzer sorunu yaşayanlarla dertleşebilir, paylaşabilirsiniz.

Hayat Üniversitesi

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Ayrılık Neden Çok Acı Veriyor?

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Hayat Üniversitesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!