PANDEMİDEN SONRA GÜNÜMÜZÜN EN BÜYÜK SALGINI OLAN YALNIZLIK
Yalnızlık duygusu çeşitli biçimlerde, çeşitli nedenlerle yaşanan bir duygudur ve kişiye özeldir. Her birimizin bu duyguyu belli sürelerle yaşaması, hissetmesi elbette olasıdır ve doğaldır. Ancak yalnızlık duygusunun verdiği acıyı hissetmek bazılarımız için neredeyse yaşamın odağında yer alır.
Yalnız hissetmek için ille de tek başına olmanız gerekmiyor. Yalnızlık bir duygu olarak çevrenizde diğerlerinin ve hatta yakınlarınızın bulunmasıyla yok olan bir duygu değildir, daha doğrusu yalnızlık duygusu yalnız olmakla doğrudan ilgili değildir. Ancak bazen yalnız olduğunuz için bu duyguyu hissediyor olabilirsiniz, yani bazı durumlarda bazılarınız için yalnız yaşamak bu duyguyu yaşamayla doğrudan ilişkili olabilir. Ayrıca kalabalıklar içinde insanın kendini yalnız hissetmesi de sıklıkla yaşanan bir durumdur. Özetle, yalnızlık duygusu ne tek başına yaşayanların yaşayacağı bir duygudur ne de diğerleriyle birlikte yaşayan birinin yaşamayacağı bir duygudur.
Yalnızlık, bazen çaresizlikle karıştırılır ya da çaresizlik hisseden kişi yalnızlık hissettiğini de söyler. Ancak bu duygu gerçekte yalnızlık duygusundan çok farklıdır. Zira çaresizlik hissetmek, zorlayıcı bir durumun üstesinden gelememek anlamında düşünüldüğünde kişinin yakınlarında onun sorununa çözüm bulacak birinin olmaması anlamındadır, oysa yakınlarımızda çok sayıda kişinin olması ve her birinin sorunumuz için çaba göstermesi söz konusu olsa bile bazen sorunumuz çözülmeyebilir.
Bazen tek başımıza olduğumuzda, bazen yanı başımızda sevdiklerimiz olduğunda yalnız hissetmezken bazen tam aksine her iki durumda da yalnız hissedebiliriz. Bu duyguyu zaman zaman deneyimlemek hepimiz için mümkündür ve bu durum oldukça normaldir, yani bir süre yalnızlık hissettiğimiz için yalnızlığımızdan yakınmayız. Üstelik bazen yalnız kalmak için diğer insanlardan bir süreliğine uzaklaşıp kafamızı dinleriz.
Yalnızlık hissi, bazen çevrede kalabalığın olduğu, ancak sizin kimseyi tanımadığınız durumlarda yaşanabileceği gibi kendinizi içinde bulunduğunuz yere, çevreye ait hissetmediğinizde de yaşanabilecek bir duygudur ve böyle durumlarda yaşanması da oldukça normaldir. Belli bir süreliğine bu duyguyu hissetmek bizi korkutmaz, üzmez, panik yaşatmaz.
Dışarıdan bakıldığında çok sosyal görünen, insan ilişkilerinde başarılı, pek çok arkadaşı olan, beğenilen, kabul gören kişiler de gerçek bir yalnızlık duygusunu derinden ve acı ile hissedebilirler. Bazı insanlar da güvensizlik duyguları nedeniyle kendilerini yabancıların olduğu yerde yalnız hissederken yakınlarıyla birlikte bu duyguyu hissetmezler.
Sosyal bir varlık olan insan için kendini yalnız hissetmemek önemlidir. Özellikle bir guruba ait olmak, başkalarıyla arkadaşlık kurmak, konuşmak, paylaşmak, dinlenilmek, ilgi görmek bir ihtiyaçtır. Bu nedenle bir gurup tarafından kabul görmek yalnızlık duygusunun yoğun acısından kişiyi kurtarabilir. Kuşkusuz doğru guruba dahil olunduğunda.
Hayat Üniversitesi
