Baba Yokluğu

Baba yokluğu; çocuğun biyolojik babası olmadan büyüdüğü bir duruma atıfta bulunmak için kullanılan bir kavram olarak tanımlamaktadır.

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Baba yokluğu; çocuğun biyolojik babası olmadan büyüdüğü bir duruma atıfta bulunmak için kullanılan bir kavram olarak tanımlamaktadır. Bu kavram, babayla annenin ayrıldığı veya başından beri birlikte yaşamadığı bir durumu tanımlayabileceği gibi (Boothroyd ve Perrett, 2006) babanın çeşitli nedenlerle aile içinde var olmadığı durumları da tanımlayabilir. Bu durumlar; ölüm nedeniyle baba kaybı, hapsedilme, boşanma veya aile anlaşmazlığı ya da çalışma hayatı nedeniyle babanın başka bir yerde ikamet etmesi (Mancini, 2010) veya fiziksel olarak aynı ikametgâhta bulunmasına rağmen çocuğa ilgisizlik ya da ihmal nedeniyle duygusal olarak var olmamasıdır (Spruijt, DeGoede ve Vandervalk, 2001). Nock ve Einolf’a (2008) göre, babanın olmaması, fiziksel, duygusal veya finansal olarak erkek ebeveynin yokluğu olarak kavramsallaştırılır.

Baba yokluğu, babanın çocuğun temel fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarını karşılayamadığı, çocuklarının yaşamları üzerinde olumlu bir etkiye sahip olmadığı, çocukların yetiştirilmesiyle ilgilenmediği ve bir bütün olarak aileye duygusal bir değer katmadığı durumlar olarak da ele alınmaktadır (Kevorkian, 2010; Makusha, 2013; Thompson, 2014).

Bazı durumlarda ise baba yokluğu, biyolojik babanın çocukla temasının bulunmaması veya çocuk tarafından tanınmaması ya da çocuğun fiziksel olarak ulaşamayacağı bir babasının olması ve son olarak da ölüm nedeniyle babanın olmamasını içerir (Langa, 2014). Ancak bazı araştırmalar baba yokluğunun ölen bir babaya atıfta bulunmadığını göstermektedir. Bu sonuç, bir ebeveynin ölümünün psikososyal bir durum olarak görülmesi (Boothroyd ve Perrett, 2008) veya babanın ölüm nedeniyle kaybedilmesinin genellikle çocuğun ölen babaya yönelik olumlu duygular içinde olması ve babaya bağlılık duymasıyla (Spruijt, DeGoede ve Vandervalk, 2001) ilgili olabileceği ifade edilmektedir. Tanımlardaki bu belirsizlik nedeniyle baba yokluğunun hangi koşullarda oluştuğunu dikkate almadan araştırma bulgularını yorumlamak bazı zorluklara neden olabilir. Örneğin, bir babanın ölümü ile yaşanan baba yokluğu ile boşanmadan kaynaklanan baba yokluğu, bir ergenin psikolojik iyiliği üzerinde farklı sonuçlar doğurabileceği gibi evden uzakta çalışan bir baba ile aile anlaşmazlığı veya ebeveyn boşanması nedeniyle baba yokluğunun etkileri de farklılık gösterebilir.

 

Babaların çocukların gelişimi ve refahı üzerindeki önemine ilişkin inceleme yapan araştırmalar, babalığın ve baba sevgisinin rolünün çocukların psikolojik gelişimi ve psikolojik sağlığı açısından hayati önem taşıdığını göstermiştir. Babaların çocukları üzerindeki etkisi; çocukluk, ergenlik ve yetişkinlik dönemlerinde sağlıklı psikolojik gelişim, kendilik kavramı ve çocuklukta kişisel değerlerin gelişimine katkı sağlarken, uyumsuz davranışların ve olumsuz benlik kavramının gelişimine karşı da koruyucu bir faktör olarak değerlendirilebilir. Kanıtlar, baba sevgisinin en az anne sevgisi kadar önemli olduğunu ve çocuğun bilişsel gelişimi, sosyal işleyişi ve sağlığı üzerinde güçlü bir etkisinin bulunduğunu göstermektedir.

Ayrıca araştırmalar, çocukların etkili bir şekilde disipline edilebilmesi ve denetlenebilmesi için evde iki ebeveynin bulunmasının faydalı olduğunu ortaya koymaktadır (East, Jackson ve O’Brien, 2006). Caldwell, Rafferty, Reischi, DeLoney ve Brooks, (2010), sosyalleşmenin tipik olarak evde ebeveynlerin talimatıyla başladığını iddia etmiştir.

Evde eğitim ve ebeveynlik yoluyla sosyalleşme, çocuklara çevresel stresle başa çıkmanın uygun yollarını öğretmektedir. Evde her iki biyolojik ebeveynin bulunması ve ebeveynlerin yükü paylaşabilmeleri durumunda ailelerde ebeveyn katılımının, denetiminin ve ilişki kalitesinin daha yüksek olduğu ifade edilmiştir (Demuth ve Brown, 2004).

Ekonomik ve eğitimsel kaynakları olan ailelerin, baba yokluğunun zararlı etkilerine daha iyi dayanabileceklerine dair kanıtlar bulunmaktadır. Mandemakers ve Kalmijn (2014), daha yüksek eğitimli annelerin çocuklarının, psikolojik refahları bakımından boşanmalardan daha az olumsuz etkilendiğini ileri sürerken, Weaver ve Schofield (2015), yüksek gelirli ailelerin çocuklarının, ayrılık sonrası davranışsal sorunlardan daha az etkilendiğini tespit etmiştir. Diğer yandan yerleşik olmayan babanın katılımını etkileyebilecek alternatif bir faktör anne davranışıdır. Guzzo (2009), anne davranışının ikamet etmeyen baba ile iletişimdeki azalmaya katkıda bulunabileceğini savunmaktadır. Bir anne yeni bir ilişkiye girdiğinde babanın katılımı azalabilir. Bu düşüş anne yeni partnerle birlikte yaşamaya başladığında ve çocuğun hayatına dâhil olduğunda daha da olasıdır.

Baba yokluğunun çocuk üzerindeki etkileri karmaşıktır ve bu etkiler, zihinsel sağlığın işleyişindeki değişiklikler, ebeveynlik kalitesi, olumlu bir ebeveyn-çocuk ilişkisini sürdürme yeteneği ve ebeveyn pazarlık gücü gibi çeşitli faktörlere bağlıdır (Amato, 2010). Dahası, etkilerin çocuklukta ayrılığın ne zaman gerçekleştiğine bağlı olarak değişmesi de muhtemeldir, ayrıca çocuğun ergenlik döneminde ve sonrasında deneyim kazanmasıyla birlikte baba yokluğuna yönelik tepkisi zamanla değişebilmektedir.

Çocukların iyiliği için yapılan çıkarımlar, karmaşık ve teorik olarak belirsizdir. Bir yandan babanın yokluğundan kaynaklanan yaşam düzenlemelerindeki büyük değişiklik ve baba ile temasın olup olmaması çocuğu olumsuz etkileyebilirken, hane halkı gelirindeki azalma da refahı azaltabilir. Öte yandan duygusal ya da fiziksel olarak zararlı birlikteliklerin sona ermesinin çocuklar için faydaları da olabilir.

Geleneksel olarak araştırmalar, babaların çocukların ruh sağlığı ve gelişimi üzerindeki etkilerini göz önüne alırken babalık konusunda çok dar kavramsallaştırmalara odaklanılmıştır. Ancak giderek babalığın gelişen doğası kabul edilmiş ve babalara ev sahibi, arkadaş, oyun arkadaşı, bakıcı, eş, koruyucu, model, ahlaki rehber ve öğretmenlik gibi bir dizi rol yüklenmiştir. Babalar, bu çeşitli rollere verdikleri görece önem açısından farklılık göstermekle birlikte (Lamb, 2004) kabul edilmesi gereken gerçek, çocukların babalarına ihtiyaçlarının olduğudur (Horn, 2002).

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Baba Yokluğu

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Hayat Üniversitesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!