Uluslararası çalışmalar, tek annelerde sosyoekonomik düzeyin düşük olduğunu ve psikolojik sıkıntıların yüksek düzeyde görüldüğünü ortaya koyarken, çocuklarda da problemli davranışların arttığını göstermiştir. Almanya’da bir okulda aile durumunun tarandığı araştırmada 5.048 bekâr anne ve çocukları, sosyal değişkenler ve ruhsal sıkıntı yönünden 278 evli annenin bulunduğu kontrol grubuyla karşılaştırılmıştır. Sonuçlar, tüm çocukların 907’sinin(%18,0) tek ebeveynli ailelerde yaşadığını ortaya koymuştur. Çalışmaya alınma kriterlerini karşılayan 891 bekâr annenin 531’nin sosyoekonomik durumunun (gelir, eğitim, sosyal yardım alma) daha düşük olduğu görülürken ruhsal sıkıntının da önemli ölçüde yükselmiş olduğu görülmüştür. Çalışmada bekâr annelerden çocukları için ek kişisel desteği olmayan, daha genç ve gelir düzeyi daha düşük olanlar, daha yüksek düzeyde psikolojik semptomlar göstermiştir. İstatistiksel olarak anlamlı bulunan artan davranış problemleri ise sadece bekâr annelerin erkek çocuklarında bulunmuştur. Bu araştırma, bekâr annelerin sosyal olarak dezavantajlı olduğunu ve evli annelere kıyasla daha yüksek oranlarda ruhsal sıkıntı içinde olduklarını göstermektedir(Franz ve Lensche, 2003).
Araştırmalar, annenin stresinin çocuğu doğrudan ve dolaylı olarak etkilediğini tespit ederken, disiplin davranışlarını da etkilediğini ve çocuğun gelişimi üzerinde olumsuz sonuçlara yol açtığını göstermektedir. Yapılan bir araştırma annenin yaşadığı stresin, çocukların yalnızlık hissetmelerine, geri çekilmelerine, gerilemelerine ve kalan ebeveynin de kaybedileceğine yönelik korku yaşamalarına yol açtığını göstermektedir (Rani, 2006).
Bekâr anneliğin zorlukları çocuk sonuçlarıyla da bağlantılıdır. Ortalama olarak tek ebeveynli ailelerden gelen çocukların sosyal ve duygusal sonuçları daha kötü, akademik başarı puanları daha düşük bulunmuştur (Amato, 2005; Brown, 2010). Birçok durumda bekâr annelerin tam zamanlı çalışması, hatta bazen aileyi desteklemek için birden fazla işinin olması, çocuğun okul performansını izlemek ve denetlemek için daha az zamana sahip olması gibi nedenler, çocuklarda potansiyel olarak akademik başarının düşmesine ve suçluluğa da yol açabilmektedir (East, Jackson ve O’Brien, 2006).
Hindistan’da yapılan bir çalışma, 20 gecekondu bölgesinde yaşayan 214 bekâr anneden oluşmuştur. Bakmakla yükümlü oldukları çocukları olan 20-49 yaşları arasındaki bu anneler, hane halkının ana kazananıdırlar. Çalışmadan elde edilen veriler; kimlik bilgileri, aile geçmişi, tek ebeveyn olmanın ayrıntıları, evlilik yaşı, çocuk bakımı düzenlemeleri, çocuklardan alınan hane halkı yardımı, çocukların zayıf akademik performansının nedenleri ve kızlarını evlendirmede yaşanan zorluklar, çocukların sergilediği davranış sorunları ile ilgili hususları kapsayan bir görüşme programı kullanılarak toplanmıştır. Sonuçlar, mali kısıtlamalar nedeniyle ailelerin ve çocukların daha az eğitim süresine sahip olduklarını, gerekli finansal kaynaklardan mahrum kalma olasılıklarının daha yüksek olduğunu ve temel sosyal temaslarının eksik olduğunu ortaya koymuştur.
Çocukların sosyalleşmesi ile ilgili olarak annelerin rol model olma imkânlarının olmaması çocukları önemli ölçüde etkilemektedir. Zaman yetersizliğinden dolayı anneler, karşılaşılan sorunları disipline etmede zorlanmakta, kaynak yetersizliği ve sosyal kısıtlama nedeniyle çocuklara eğitim ve sosyalleşme imkânı sağlamak gibi sorumlulukları tek başına karşılayamamaktadır. Bu durum tek ebeveyn anneliğe daha fazla acı katmaktadır (Rani, 2006).
